İnsan üzerine bir dem hasbihâl

İnsan üzerine bir dem hasbihâl

İnsan ve görebilmek üzerine bir dem hasbihâl

Mükemmil sıfatalar ile müzeyyen, mutlak kudrete hükmeden Hâlîk-i Te’âlâ tarafından yaratılmış, onun kusursuzluğu ve yüceliğinin ihtişam-ı zilliyyetinde, acziyyetini izhar eden birer niyâzmend, hâcetmendleriz.

                Âdemi bir miras olan; Hata, eksik, noksan, sehiv, kusur, kabahat vs beşeri âmâl ile muttasıf,

Ebvab-ı Tövbe kendilerine daima açık olan, ehl-i ümit erleri, tekmil-i nefs salikleri, Adem’den olma, Havva’dan doğma, künhünde çiğlik olan, özü topraktan beşerleriz ..

Kimi zaman, hiçlik diyarının tahtsız Hükümdarları, Hakikat ve meşakkat merhalelerinin merd-i kîbtîleriyiz.

Mebde-i toprak, hatimesi turâb olan fâni sürgünün, inayetsiz râvînleri, tamah bilmez nefis hamileriyiz biz.

Yârdan, candan geçebilen fakat nefs-i emmare mıntıkasında kala kalmış, bîçâre sakinleriz biz.

Hayat ve memat beyninde; dünyaya ram olup, ukbayı tehir etmiş, ehl-i müteahhiriz biz.

Vesile-i Saadet, Miftahu’l Refah, Murad-ı İlahi olan Hakim kelamı okumaktan yüz çevirip,

Kifayetsizliğimiz ile kalpleri okuma makamında, kendini ehl-i fenâ zanneden zümre-i gafilleriz biz.

Kabahatler ile dolu gönül ikliminde, kendini hülyalarda gören, basiret yoksunlarıyız biz.

Nihayetinde yürekleri dilhûn edecek elîm hakikatlerin, mesuliyetlerini kabullenmeyen İnadîleriz biz.

Ahsen-i Takvim olan insanda, zerre-i misgal hüsniyyet ve güzellik kırıntısı bulamayan, mühürlü gözlerin, düğümlü sahipleriyiz biz.

Benlikte kendini kayıp etmiş ,hiçlikte var olan gaybîleriz biz.

Ey Kâinatın ve Mükevvanatın yegane Mâlikî, Muhsînî ve Mûkrîmi olan Samed olan Allahım;

Bizleri; nefislerimizi,âmâlimizi sıraat-ı müstakim üzere katından İhsan ve İkramın ile teçhiz  ve takvim eyle.

Nefislerimizi, salahiyyet ve ubudiyyet ikliminin kemalatından müstefîd kıl,

Âmâlimizi, hulûsiyyet ve sûfiyyet hazzında maksûd, Rıza-ı İlahiyyene medar olacak keyfiyyette eyle.

Âmin

Leave a Comment

Your email address will not be published.