Abdülhamid Han Hazretleri

Tarihi ile alakasını kesmiş olan toplumlar gelecekte şuursuzca hareket ederek ecdadlarının kemiklerini sızlatarak onlara olan ahde vefalarını bu şekilde ifa etmişlerdir.

İnsanın hayatında yaptığı her işe ruh katan bir etken vardır ki bu da , bir işe başlarken ki sahip olunan niyet ve o işin künhü mesabesinde olan gaye safhasıdır.Sonuca ulaşmak için muvaffak olmaya inanmak gerekmektedir.İnancı tam olmayan kişiler ile çıkılan mesafe  zamanında  kat edilemez.Bir öğretmen ,bir işveren,bir komutan vs uhdesindeki kişiler ile inanarak yaptığı nice işte farkını bariz  bir şekilde görmüştür.

abdulhamid-han-hakkinda-yanlis-bilinen-10-sey-h1460606597-081f84

Yakın tarihe ilgi duyan herkesin muhakkak tanıdığına ve takdir etmesi gerektiğine inandığım ,güçlü kalemi ve sağlam duruşu ile hususi ile Abdülhamid Han’ı karalama propagandalarına göğsünü gererek siper olmaya çalışan cezbeli bir hakikat müdafisidir Musatafa ARMAĞAN.”Abdülhamid’in Kurtlar ile Dansı “ adlı kitabından bir iktibas yapmak istiyor ve inanarak,gönül koyularak yapılan her adımın geleceğe atılan bir temel olduğunu ifade etmek istiyorum…

ARMAĞAN Abdülahamid litarüne İngilizce olarak katkı sağlayan ve ABD’de muvazzaf kıymetli bir sosyal bilimcimiz olan Kemal KARPAT’ ın çalışmalarından bahsederek teşekkürde bulunmaktadır kendisine…

– ……Darülfunun,Arkeoloji Müzesi ve modern kütüphanemizin altındaki  imza da ondan başkasına ait değildir.

Abdülhamid’in Yıldız Sarayındaki şahsi koleksiyonu, 1908’ deki Yıldız yağmasına rağmen hala Türkiye’ deki en değerli kütüphanelerden biridir.Her çeşitten 90-100 bin kitaptan mürekkep bu kütüphanede nadir Türkçe,Arapça ve Farsça yazmalar kadar, tarih,edebiat ve felsefeyle alakalı önemli batılı eserler de bulunmaktadır.(asıl anlatmak istediğim mevzu burasıdır)Kütüphanenin hafız-ı kütübü Sabri Bey,yağmaya gelenleri,kapının önüne çıkarak “cesedimi çiğnemeden içeriye giremezsiniz”diyerek püskürtmeyi başarmış bir aşığıdır.(Kütüphanadeki nadir kitapları farklı kütüphanelere dağıtmayı amaçlayan 27 Mayısçılar, bu defa  Sabri Bey’ in oğlu Nureddin Kalkandelen’in direnişi ile karşılaşmışlar ve 50 yıl aryala girişilen bu iki dağıtma operasyonu da Abdülhaid Han’ın binbir itina ile topladığı  koleksiyona zararyi başaramamıştır……

s-b1351d7f9cfee76d31ed773690dc929e1f94af7d

İnancı,davası,ve vazifesi icabı sadece üzerine düşeni , yapması gereken işi yapan  kişileri dahi bulmak o kadar zorlaşmış ki günümüzde ; inanç eksikliğinden mütevellit nice insanlar ekmek yedikleri , aile geçindirdikleri işlerini : hakkı ile ifa edip aldıkları parayı helal ettittirmeye çalışmaları varken şeraitin mucibine muhalif hareket ederek yanlış yapmaktadırlar…Bireysel yapılan bu yanlışları  ictimai bir perspektif ile temaşa ettiğimizde işin vehamet haykıran boyutu ve hayatımızın her safhasında , hazin sonucu müşahede edilmektedir…

En elemli kayıpların milli ve örfi sahada tecelli eden ve gayr-i ihtiyarı olarak şuursuzca , milletçe pahabiçilmez olan pek mühim değerlerimizin yitirilmesi olarak görüyor ve bu gayet ciddi noksanlığı toplum olarak bir ayıp telakki ediyorum. Bir birey olarak Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında hayat süren ve ömürlerini  bir şekilde idame ettiren herkesi ; uyanık olmaya ,olmazsa olmazlarımız olan değerlerimizin farkında olunmasına ve gayret sarf etmeye, bilinçli olmaya davet ediyorum.

Atalarımızın yapageldiği lakin günümüz vatandaşları olarak hepimizin acziyet göserdiği bir hususu ifade etmek istiyorum..Bu öyle bir eksiklik ki Yüce Yaratan dahi bu hususta bize yapmamız için görev vermiş..” hayatınızın her safhasında iyiliği emr edip, kötülükten de birbirinizi vazgeçittirin (nehy edin)”…Bizler toplum olarak artık herkesce yapılagelen ve yanlış olan şeyleri basit görmekte ve “ aman ,artık bu mu kaldı ! “ demekteyiz…İşte bu cümleyi insafsızca terennüm eden kişi gafletin karanlığında yürümeğe çalışmaktadır,çok yazık…

”Biz eskiden  ortalık yerde sigara dahi içemezdik “ diyerek tefahur ile şu an ki zamane gençliğini ahlak noksanlığı ile itham eden kişileredir şu cümlem :

İnsanlar , hayatın her safhasında ikaz şırıngasına muhtaçtırlar .Sizler ,sizi ikaz eden sağlam yürekli büyükleriniz ,ağabeyleriniz sayesinde kaçak göçek takılarak yanlışlarınızı icra ettiniz.Zamane gençleri karşılarında kendilerini ikaz edecek sağlam yürekli ,inançlı kimseler bulamadığından yanlışlarını büyüklerinden çekinmeden  aleni olarak icra etmekte ve bilinçsizce körelmekte ve asimile olmaktadırlar…

 

Barış YAVUZ

Leave a Comment

Your email address will not be published.